Bazı Ayrılıklar Gitmeden Başlar/Farzımuhal

Yusufuna Elif, Elifine Yusuf olan bahtiyarlara

Bazı ayrılıklar gitmeden başlar
Gri bir sis çöker evin odalarına
Gümüş eğerli atları düşlemekten bezmeyen
Kışa , ayaza , taylara mahrem
Çıldırtan bir kelimesizlik bürünür vedalarına
Hava soğuk, yolun uzun
Sahi ceketini giydin mi Yusuf
Yusufunun elinden tuttun mu Elif

Bazı aydınlıklar şafak sökmeden başlar
Fecri kazip kıskanır bu billur hikayeyi
Kışta gelenin avazıyla bir sabah
Kardelenler başkaldırır elli yıl sonradan
Çilesi mükerrer modern havarilerin
Erbain bakışlarını saydın mı Yusuf
Yusufunun gününe aydın mı Elif

Bazı umutlar, hüznü daha bitmeden başlar
Umut dağınık bir masa, bir kitap ayracı
Bir kırık gözlük, bir beyaz sandalye
Sessiz sessiz temizliğe giderken, bir savcı
Umut Gökhanın, gözaltında verilmeyen ilacı
Yüzlerce bebeğin kodeste ağlaması
Bu sesleri sen de duydun mu Yusuf
Yusufuna bir demli çay koydun mu Elif

Farzımuhal

bekleyiş/farzımuhal

Seslendiren: Zeynep Kaya

Beklenen olmak mı ağır
Bekleyen olmak mı
Yıldızların raksettiği yerdesin
Şehrah genişliğinde bakıyorsun bana
Patikalar boyunca koşuyorum sana
Ayaklarım toz toprak
Ayaklarım kan revan
Belli ki ben gelemiyorum
Rotamda Antarktika aysbergleri
Gemim su alıyor
Dümenim kırık
Ellerim yanık
Ellerim zemheri
Takvimlerin fâş etmekten sakındığı
artık yıl hüznüyle bekliyorum seni
Dört yılda bir gün bari
O günde bir an bari
An beni..
Şenliklerde suskunluğum kadar değil
Çöllerde susuzluğum kadar
Bekliyorum seni
Dilim damağıma yapışık
Simurgun kanadına tutunmuş müjdeler beklemekteyim
İçinde sen var olan
Gözlerim ufukta
Gel artık

Farzımuhal

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑