Kalbin Gülleri / Yaşar Beçene

Benliğimi içer ah öylesine
Gelir geçer günler, haftalar, aylar
Kırılgan hatıra mıdır bahtıma;
Bir kitap bir çay hüznü yudumlar
Benliğimi içer ah öylesine

***

Elimde birikir altın ve gümüş
Ve zümrüt ve yakut yaprak cümbüşü
Bir ömür bir andır bahar yağmuru
Reftare düşlerde aşkın gülüşü
Elimde birikir altın ve gümüş

***

İçimde su sesi kuş cıvıltısı
Üns esintileri o rengîn dağlar
Ruhumda bir ömür taptaze durur;
Bir şadırvan bir dua ve hu hu’lar
İçimde su sesi kuş cıvıltısı

***

Her sabah bir doğum bir başka âlem
Öyle kendine çeker çamlar, çınarlar;
Serindir sevdalar, güzel ve mavi
Bambaşka arzular taşırım bu dem
Her sabah bir doğum bir başka âlem

***

Kandiller de yanar yıldızlar gibi
Sırmalı, hülyalı, tılsımlı sırlar
Ve melekler iner başlar üstüne
Aşklar da dinlenir kimi zamanlar
Kandiller de yanar yıldızlar gibi

***

Çiçekler yüreğim bal kovanımda
Kaybolur usulca gurup tülleri
Ve kendine çeker sevdalı günler
Yeniden yeşerir kalbin gülleri
Çiçekler yüreğim bal kovanımda

Yaşar BEÇENE

Kalbin Kırıkları / Emin O. Uygur

Bir kalp nasıl kırılır bir cümle ile

Kelime nedir kalp nedir bana söyle

Bir ok gibi saplanır gider ta ortasında

Bir kalbin saçma sapan bir düşünce

Bir kalp nasıl kırılır bir cümle ile

Ne olur izah et

Ne olur söyle

İncelik zerafet elde kalan son kıymet

Diyorduk ama onu da mı kaybettik

Nefsimizin mırmırlarına bir şekilde

Nice değerleri sınırsız feda ettik

İncelik zefaret elde kalan son kıymet

Aldı başını gitti

Dilimizde kıyamet

Karışmak hayatlarına insanların

Kolay oldu dağıtmak bir anda bahçeyi

Sonra savunmak nefsini heyecanla

Sökerken yerinden gülü ve laleyi

Asrın modası oldu

Vurmak kalbinden son çareyi

Çekemez nefis iyilik adına ne varsa

Bir türlü memnun olmaz hayattan

Yağmurlar kendi kabına dolmazsa

Bir de dem vurur haktan hukuktan

Gülme yüzüme ne olur

Sakınır oldum her boşluktan

Sen ben kavgası görünmez tabiatta

Doymak bilmez açgözlü insandan başka

O nimet bana da isabet etmeliydi

Sabrın ömrü nihayet bulur taşta

Bir kelime ne kadar ağır

Gitmiyor inan bu yaşta

Ruhunu özgür kılanlardır ancak

Azade her bağdan beklenti adına

Kendi yolunun baharında yürür

O zaman varır abıhayatın tadına

Yaşar gider sakince

Sadece sadece Hak adına

eminosmanuygur

Ah Kalbim!/Yaşar Beçene

Ah Kalbim!

Ne garip bir şekilde

Geliyor şimdi veda

Bakarsın işte öyle

Gitmeden son bir defa

Mahzundur kimileri

Yorgundur heceleri

Tutulmuş ırmak boyu

Ah gökyüzü kopkoyu

İçinde onlarca sürgün

Eksilirler gün be gün

Terk edilmiş dünlerde

Çatlıyorken dudaklar

Mevsimsiz saatlerde

Bu nasıl girift zaman

Sanki çıldırmış gibi

Hapsoldu gökkuşağı

Eksildi bahçelerden

Hüzünle düşer yaprak

Tuza belenir toprak

Yaşam, sırlar ve hicran

Her şeyde feryat figan

Bu fırtına bu rüzgâr;

Daha kaç vakte kadar!

Belki ayazda kaldın

Belki sen de aldandın

Üşüdün; hem de nasıl

Bitmedi; bu zor fasıl

Oysa esrik bakışta

Büyümeliydin asıl

Varsın pörsüsün renkler

Akıp gitsin köpükler

Ruhunun sahilinden

Tesbihlerin dilinde

Demir alsın her gemi

Belki ürkek, acemi

Gurup etse de güneş

Ümitler var elinde

Ay, göz kırpar sulara

Belki yakamozlara

Gam devşiren anlardan

Ağrıyan akşamlara

Yoklasan öksüz kalbi

Duru bir nehir gibi

Gökten yıldızlar düşer

Bu akşam, ah bu akşam!

Sen konuşsan, ben sussam!

Yaşar Beçene

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑