Mehmet Karadayı

Derdimi Seviyorum / Mehmet Karadayı

unutmak ne zormuş.gözlerimden hayalini,yüreğimden sızısını,hafızamdan hatırasını kovuyorum.bağıra çağıra geliyor arsız bir çocuk kadar.ağlasam bitecek bu dert, biliyorum.ağlayamıyorum. …ona ait ne varsa kırıp atıyorum bir meçhule.resimleri yanmış, mektupları parçalanmış elimde.yağmur yüklü bulutlar birikiyorkülünü götürmek için sonsuza kadar.ağlasam inecek rahmet, biliyorum.ağlayamıyorum. …yüreğim… Read More ›

Bir Kurban Hatırası / Mehmet Karadayı

2011 yılı kurban bayramıydı. Kurban eti dağıtımı için Kimse Yok Mu ile irtibata geçtik. Beraber yaptığımız beşinci organizasyondu bu. Kolombiyalı dostlarımız bizimle beraber her işe koşuyorlardı. Doktor Francisco Trivinio da onlardan biriydi. O gün en şık kıyafetini giymişti. Heyecandan yerinde… Read More ›

Hikaye Yazmak – Yolculuk / Mehmet Karadayı

En çok hikaye yazarken zorlanıyordum ben. Nereden başlayacağımı bilmiyordum. “Şimdi birisi gelse ve hikaye başlasa” diyorum; bakıyorum kimse gelmiyor. “O zaman şimdi yolculuğa çıkma vakti.” diyorum; yol hazırlığı yok. Sonra açıyorum yazının duayeninin sözünü bir daha okuyorum. Tolstoy diyor ki;… Read More ›

Babama / Mehmet Karadayı

Benim de dilim bu yönden bağlı Söylemeyi bilmem ama severim Biraz yabaniyim biraz da dağlı Söylemeyi bilmem ama severim *** Dağ gibi duruyor gurur kaynağım Neşemde sevinçte sürur kaynağım O olmaz ise kurur kaynağım Söylemeyi bilmem ama severim *** Gururla… Read More ›

Hatıra Yazmak / Mehmet Karadayı

Yazı ile ilgili bir muhavere olduğunda eğer oturuyorsam ellerimi göbeğimin üzerinde kavuşturur ayakta isem birleştirip içiçe geçirdikten sonra baş parmaklarımı birbiri etrafında tur attırırken üst perdeden ve tok bir sesle “En kolay şey hatıra yazmaktır” derdim. Galiba bu iddiam ile… Read More ›

Tebessüm / Mehmet Karadayı

Bir bayram sabahı idi. Erkenden uyanmış sabah namazının edasından sonra bayram namazı için hazırlığa başlamıştı. Âdeti üzere tıraş oldu. Dişlerini fırçaladı. Akşamdan ütülediği elbiselerini giydi. Saate baktı. Daha uzun bir zaman vardı bayram namazı için. Balkona çıktı. Serin bir rüzgâr… Read More ›

Sevda Kuşunun Vedası / Mehmet Karadayı

çiğ olsun gözyaşın gönlüme düşsüninci taneleri kavursun benisen ki her saniye kurduğum düşsünkaranlık gecede ararken seniçiğ olsun gözyaşın gönlüme düşsün bana göstermeden gizlice ağlaseven kalbim hicranını görmesingit bir kuytu yer bul gönlünce çağlagöz yaşların yüreğimi delmesinbana göstermeden gizlice ağla gülün… Read More ›

HERŞEY İSİMDİ…/Mehmet Karadayı

1994 yılının Kasım ayı. Takvimler ayın 9. gününü gösterince başladı yolculuğum. Sheremetyevo Havaalanı’na indiğimde heyecanım o kadar yükselmişti ki nefes almayı unutmuş gibiydim. Sık sık nefes darlığı çekiyorum gibi derin nefes alıyor, kendimi yatıştırmaya çalışıyordum. Sıram gelince elimdeki pasaportu gözleri… Read More ›

Tebessüm/Mehmet Karadayı

Bir bayram sabahı idi. Erkenden uyanmış sabah namazının edasından sonra bayram namazı için hazırlığa başlamıştı. Âdeti üzere tıraş oldu. Dişlerini fırçaladı. Akşamdan ütülediği elbiselerini giydi. Saate baktı. Daha uzun bir zaman vardı bayram namazı için. Balkona çıktı. Serin bir rüzgâr… Read More ›