Gökhan Bozkuş

Üşüyorum Şimdi/ Gökhan Bozkuş

Üşüyorum şimdiBilmiyorum ne kaldı geceyeNe kaldı gündüzeSol yanağımda kaderi ülkeminKanlar donuyor, buzlar kaynıyor gönlümde Üşüyorum şimdiRikkâtim topalVe burnumBiraz da kokusunu arıyorCiğerparem…Ne yapar şimdiYa sevdiğim, yârim, yolunu beklediğim Üşüyorum şimdiNe duvarlara bakıyorum ne yereEmine dokunuyor sanki omuzumaAnam sırtıma dağBabam zaten bir… Read More ›

Edebiyat-Siyaset / Gökhan Bozkuş

“Derviş Yunus bu sözü Eğri büğrü söyleme Seni sigaya çeker Bir Molla Kasım gelir” diyen Yunus Emre’den çok önce, belki de ilk şiiri yazan ozandan günümüze edebiyatçıların hiyerarşik güçlerin baskılarına boyun eğmeyen bir duruşları olmuştur. Sözü doğru söyleyebilme ıstırabı… Sözü… Read More ›

Neye Yararsın / Gökhan Bozkuş

  Ayakkabına taş parçası girse yürüyemezsin. Birkaç adım sonra ne yapar eder o bulgur tanesi kadar taşa tahammül edemez, çıkarırsın onu oradan. Rahatsız eder seni çünkü. Dişlerinin arasına sıkışsa kıl kadar ince bir meyve kabuğu, maydanoz ya da et parçası… Read More ›

Var Benim / Gökhan Bozkuş

Elimde çiçekler,  sırtımda zincirKimi divane der kimi muhacirOlmuşum kökünden bir gece tehcirDalımda göz ve dudaklar var benim Yağmasa yağmur yine ıslanırımBazen de bir gülüşe yaslanırımKırlangıç yuvasında hislenirimİçimde an ve uzaklar var benim Dilimde türküler önümde yollarYakın düğüm, uzak açıktır kollarDilimi… Read More ›

Eylülüm Ol / Gökhan Bozkuş

Buğusunda camın yine gördüm seniYine bir serap yine buldum geldiğiniBilmem, âlem nasıl bekler sevdiğini Bin beyaz atlara sen, gel eylülüm ol İki gonca  bir gül önünde kapınınKim demiş beyazdır rengi papatyanınUzun uzun bana bakan bir ağacın Gördüm yaprağında seni, gel… Read More ›

Türkçe Dostu Mischelle Granas ile Röportaj

   Bu röportaj fikri; şiir dostu, akademisyen Nazif Özaslan’ın yeni Türkçe öğrenen bir hanımefendinin yazdığı şiirleri bana göndermesi ile başladı. Varşova’da yaşayan ve Türkçeyi çok seven Amerikalı roman yazarı Mischelle Granas’ın Türkçe yazdığı şiirler oldukça sıcak ve samimi geliyordu bana…. Read More ›

Sarhoş Ahmet / Gökhan Bozkuş

   Cam kenarında elektrikli bir kazan dururdu. Orada şekerli yemişler kavrulur, bütün sokak susamların, çerezlerin kokusu ile dolardı. Çerezci eline tahta bir kaşık alır, kazanın dibine yapışan bademleri, fıstıkları, fındıkları, leblebileri büyük bir aşkla karıştırırdı. Bunu yaparken de yoldan geçenlere… Read More ›

Duyarsın Bazen / Gökhan Bozkuş

Duyarsın bazen…. Kimsenin işitmediği ve işitmeyeceği sesleri. Kulakların değil de gözlerin duyar sadece. Uzanır, tını tını o naif sesler sana. Bazen eski, terk edilmiş harap bir binadan gelir, bazen de solmuş bir çiçekten. Hasan Hüseyin Korkmazgil’den dizeler düşer diline ve… Read More ›