Farzımuhal

zü’lâl

Kırmızı bir ıslaklıktı kumlara damlayanardışık söylemlerin kurgusu zühregölgesiz izafi bakışlara göresûzidil bir hicranı zerkettin gövdemize“bahar bahçe” yanımızla“yaprak döken” yanımızın hudut çizgisineve kumrularağlıyordu öylece neden recmedilir masumiyetin kervansarayıtüm odalarında senin şarkın çalınırken “Sevmenin bedeli sürülmek belkiGöbeği düşen çocukluğumunter kokan sokaklarından bu yüzden… Read More ›

öğütnâz/farzımuhal

~babalarının/annelerinin nazlı kızlarına çeyrek bir ürkeklikle hayata tutunduğun bu günlerdeyanağında bilmezden gelmenin yalın cesaretitecrübesizliğin tramvayı ikimiz için de gürültülüdürellerini uzatmaktan çekinmemelisin hayal evrenineyerine oturan omuz çıkığı, daha az acı verir belkionurlu olmaktan yüksünmemelisinbilmelisin, iyilik de gül kokusu gibi istila edicidiriltica… Read More ›

şehlâ gökyüzünde bir varoluş/farzımuhal

hasretin uveyk uçurtmasışehla gökyüzünde bir varoluş direnişçulha yalnızlıkları erbabı bilirduvaktan beyazsa duvardoğuştan erginse çocukbilgelik düsturudur yaşamakki buna sevdalık denir faranjit suskunluğuna mütevekkilkıpır kıpır dudaklarbahar kuraklığına vahabedbin uğultulardan utanırdehlizleri güneş öpen sokaklaraşıkları sakınır sahi ne kaldı sabaha ? farzımuhal

bir eylül şiir

tüm ayrılıklarımızlaBarışabi’nin ”kol düğmeleri” kadar bile değildikonlar  bir araya geliyordu  düzenli aralıklardabiz  hep ayrı’kalıyorduk Aralık’larda nedenlerimiz vardı uzaklığımıza iliştirdiğimizbazen evrensel bazen çocukçabir isim verseydim eğer sanakalabalıklar ortasında bir ”merdümgiriz”derdim sanırım ya da kısaca “baba” her buluşmamız alengirliydiher vedamız yarımher vuruşmamız kansız… Read More ›

ben babamı kırk yaşımda kaybettim/farzımuhal

Ben babamı kırk yaşımda kaybettimBir eylül gecesiydiKanadı kırık kırk kırlangıç süzüldü genzimdenAğlayamadımGidemedim , koklayamadım avuçlarınıGidemedim,çok uzaktaydım babamdan ve denizden… Tozlu düşlerime sığındım çaresizElimden tutan bir el gördüm puslu camlar ötesindeSırtıma dağ,destanıma kahramanBen aciz Bilemedim kırk yıllık hayal gördümKendimi ağlamaya meyyal… Read More ›

Beyaz/Farzımuhal

Endamın güleç ölümSığıntı çabaların örtemediği çıplaklık gerçekÜvertür isyan kuşatılmışlığı serüvenAyaklarına serilen, bir nüans mahreç ölümBeyaz, bir renkBeyaz, güvercin ürkek Bahçenin ne suçu olabilir kiBadanasız mahzeninPlastik sandalyeninBeyaz intikam sürekKaçılmaz süreç ölüm Gözlerin direnç kuşakDudağın dua ıslakHicretin Meriç ölüm Renkler seni düşlesinBeyazı… Read More ›

sen/farzımuhal

sen Sen öyle esrin esrinyürürkenferahlar küf kokulu koridorlarbakmışsın,serin serinesiyor rüzgar Sen öyle ıslak ıslaksancıyorsun ya bakışlarınlaki sancıların da bir hikayesi varbakmışsın yaprak yaprakaçılmış bahar.. Sen öyle hızlı hızlıkoşuyorsun yaBir yangın söndürmeye ,ağlayarakbakmışsın nazlı nazlısökmüş son şafak Sen öyle hırçın hırçınsitem… Read More ›

Güvercince/Farzımuhal

güvercince üşüdüm baharlarıkurak iklimleri de benimsedim, kanatlarım ter çorbasıannemi gördüm,modası geçmiş katliamların tanığıannemi gördüm,yüreği zaman yanığıbabamı göremedim, babam artık bir göç hatırasıgüvercin de bavul hazırlar mı diye yakındım ilk önceöğrendim ki bavul göç demekmiş insan dilinceben annemi özledikçe tüm kuşların… Read More ›

“hiç”in türküsü intizar/FARZIMUHAL

Bir selam bekleyenlere Malum olur mu ey dost ahvali perişanımUzaktan çok uzaktan,sezsen gönül bestemiİki damla göz yaşı ,sükut, selam nişanımFiraklardan süzmüşüm mısra-i bercestemiBu sebepten fısıltım şiir olur çığlığaDayanırken zaafım bel büken ağırlığa Bu boran,fırtınada sen olsan kardelenimEritsen ayazımı bir nevbahar… Read More ›