İNTİZÂRIM / Ahmet Terzioğlu

Dilim tadım damağım, şekerim balımsın sen.

Köküm gövdem yaprağım, çiçeğim dalımsın sen.

Kalp atışım nabızım, benim sol yanımsın sen.

Varım yoğum hayatım, her şeyim canımsın sen.

Yazım kışım her ânım, güzüm bahârımsın sen.

Günbatımım sabâhım, leyl-ü nehârımsın sen.

Enîsim hüsn-ü yâdım, duâm ezkârımsın sen.

Ümîdim ihtiyacım, hep intizârımsın sen.

Nazarımda sevâbım, gözde günâhımsın sen,

Tâc-ı tahtım sultânım, cây-i penâhımsın sen.

Zülf-ü yârim nigârım, çeşm-i siyâhımsın sen.

Kalırsan kisb-ü kârım, gidersen âhımsın sen.

BENİ / Ahmet Terzioğlu

~~

Yanayım aşkınla ey yâr ne olur,

Kâse-i fağfur’da mey eyle beni.

Şefkatli sînene al sar ne olur,

Koy gönül tahtına bey eyle beni.

~~

Azattan âzâde bendenim senin,

Peşinde pervâne gölgenim senin.

Bir boynu tasmalı kölenim senin,

Gezdir pazarlarda pey eyle beni .

~~

Kudümün ritmine bağlat kalbimi,

Semâhına rabt et hoyrat elimi.

Mutrip gibi söylet ağlat kalbimi,

Yanık nağmelere ney eyle beni.

~~

Semâya açılmış beyândır elim,

Bir tek sana ey dost âyandır hâlim.

Her vakt-i seherde nâlândır dilim,

Aydın seherlere  leyl eyle beni.

~~

Düşündüm Daldım / Halil Şerbet


Bahar bile görmedim yaz beklerken,
Kara kışa namzet hazana kaldım.
Elalem eledi ununu, eleğini astı erken,
Kurban olduğum yazana daldım…

.

Şimşek’ler gürül gürül çaktı da,
Ben bir damla sızana kaldım.
Rahmet sağanak sağanak aktı da,
Hiç kanmayan hizana daldım…

.

Ne yarın hesabı, ne ukba korkusu,
İblis girdi koluma, sui-zana kaldım.
Anladım! Yar imiş gönlümün tenakusu,
Mahşer’de kurulacak mizana daldım…

.

Vira Bismillah düştüm balık peşine,
Götüren götürmüş, ben sazana kaldım.
Nasipte ne var, karışılmaz hâlık işine,
Mahlukata rızık vereni, izana daldım…

.

Lisan-ı halim bütün şeytanları taşladı,
Artık bir tek yalnız hüsnü-zana kaldım.
Gönlümde, dilimde oruca başladı,
Ayların sultanı Ramazana daldım…

.

Bugün başka, hesap bir başka yarın,
Havf ile reca arası, zana kaldım.
Cemâlini görmek için Sevgili yarın,
Güller gülü nazana daldım…

.

Çarptım, topladım, çıkarttım, böldüm,
Kâh affına, kâh cezana kaldım.
Hayal aleminde ölmeden öldüm,
Narı cehenneme, suzana daldım…

.

Delikanlı, gözü karaydım, gençtim,
Şimdi çocuğa çoluğa, kızana kaldım.
Evlad-ı iyalden, cennetten vazgeçtim,
Artık yalnız Senin rızana daldım…

.

Kararan bahtıma ziyanla yaktım,
Murat buyurduğun sezana kaldım.
Şöyle başımı kaldırıp yukarı baktım,
Gezegenlere, yıldızlara, fezana daldım…

.

Ukbayı düşündükçe artıyor derdim,
Yığılıp olduğum yere uzana kaldım.
Ad, Semut, Lût kavmiyle ürperdim,
Bu gün de dün gibi azana daldım…

.

Şiir’ler, türküler bozuldu, popa gardı.
Bir kaç beni anlatan ozana kaldım.
Bozuldu atmosfer, her yani sis sardı.
Delindi delinecek, ozona daldım…

.

Cedd’im savruldu; hemen hemen hepsi,
Geride uçuşan bir kaç tozana kaldım.
Berzah vuslatın daracık geçiş kapısı,
Lezzetleri kökünden bozana daldım…

.

Ey dünya sen gönüle giren tatlı bela,
Senin hep cefana, ezana kaldım.
Vuslatıma fermanla verilen sela,
Kulağıma okunan ezana daldım…

.

El savurmuş harmanı kaldırmış hasatı,
Ben her zaman ki gibi kozana kaldım.
Bahşedilen ömür çoktan geçirmiş vasatı,
Bir kefene, bir de su ısıtacak kazana daldım…

.


Halil Şerbet

Söz / Ahmet Terzioğlu

Ya sözün hakkını ver,
Ya da sus yutkunuver.
….
Âlemde hüsn-ü yâdın,
Olsun ise murâdın,
Söz gümüş, sükut altın.
….
Ya sözün hakkını ver,
Ya da sus yutkunuver.
….
Dinle ki ders alasın,
İnci mercan bulasın,
Dîlde cânân olasın,
….
Ya sözün hakkını ver,
Ya da sus yutkunuver.
….
Hâl denilen bir dil var,
Gözden göze kavil var,
İki kulak bir dil var,
….
Ya sözün hakkını ver,
Ya da sus yutkunuver.
….
Sözünü bilen erdir,
Sözü lâl ü güherdir,
Susmak da bir hünerdir.
….
Ya sözün hakkını ver,
Ya da sus yutkunuver.
….
Öfkeliyken bâhusus,
Haklı olsan bile sus,
Ahlâktır asıl husus,
….
Ya sözün hakkını ver,
Ya da sus yutkunuver.
….
Gel, suya kilim serme,
Gül topla, diken derme,
Her söze cevap verme,
….
Ya sözün hakkını ver,
Ya da sus yutkunuver.

Sızı / Ahmet Terzioğlu

Şu yaralı gönlümden,

Dem dem sızar mısın dost.

Yaş olup gel gözümden,

Desem kızar mısın dost.

Umarsız duâ gibi,

Zamansız vedâ gibi.

Bülbül-ü şeydâ gibi,

Ağlar sızlar mısın dost.

Kış gelir buz olursun,

Nevbahârda kurursun.

Hazânda gel n’olursun,

Susuz yazlar mısın dost.

Yüreğin alev ocak,

Dertlerin kucak kucak.

Dalın yok tutunacak,

Candan bîzâr mısın dost.

Bir tatlı belâ serde,

Yoksun olduğum yerde.

Gönül gözümde perde,

İnce bir zâr mısın dost.

Bu bakış ezeldenmiş,

Değmesi güzeldenmiş.

Dert ile sürmelenmiş,

Kaş, göz, nazar mısın dost.

Âh-u zârın Zindâne

Sığmazken âsumâne.

Derdini dâne dâne,

Taşa yazar mısın dost.

Kalmadı el verenin,

Ne giden ne gelenin.

Damlası yok gölgenin,

Kuru mezar mısın dost

N’olur / Ahmet Terzioğlu

Nasip eyle yâ Rab! Bir gün visâli,

Koyma gurbet elde bîçâre beni.

Vurgunum o yâre Mecnun misâli,

Eyleme çöllerde âvâre beni.

İsterim gözlerim hep onu görsün,

Yüreğim hep O’nun  aşkıyla vursun.

Ne olur bir kere rüyâma girsin,

Revâ mıdır etsin hep zâre beni.

Yollara düşerim menzilim O’dur,

Yok başka bir arzum niyâzım budur.

Bitir hicrânımı cânânı buldur,

Eriştir o kutlu diyâre beni.

Rûh-u revânımla halvet edeyim,

Dizlerim dizinde sohbet edeyim.

Bu lutf-u ihsâna hayret edeyim,

Kavuştur ne olur o yâre beni.

Gecenin Sensizliğinde / Ahmet Terzioğlu

Canıma cân idin zor gecelerde,

Gittin de can hânem derbeder oldu.

Merhem bulunmaz bu ölümcül derde,

Yaşamak ölümden bin beter oldu.

~~

Artık ne söylesem kâr etmez sana,

Dilimde inkisâr kahırdan yana.

Bin umut bağladım kara sevdâna,

Geceler sevdâmı gölgeler oldu.

~~

Kalbim her gece ney gibi inler de,

Sesimi kimseler duymaz bu yerde.

Söyle ey sevgili ellerin nerde,

Ömrüm yâdellerde hep heder oldu.

~~

Kimbilir kimlere vuslatken gece,

Âsûde bir akşam, mehtapken gece,

Bir tatlı huzûra hasretken gece,

Geceden nasîbim gam keder oldu.

~~

Şimdi yârânımdır ıssız geceler,

Dilim umutsuzca seni heceler,

İndi gözlerime siyah perdeler,

Geceler kapımı sürmeler oldu.

~~

Dört duvar arası bir âraftayım,

Belki mecnûn oldum, belki hastayım.

Gölgemle kolkola aynı saftayım,

Bedenim rûhumdan bîhaber oldu.

~~

Sabah olmayacak öyle dediler,

Kulaktan kulağa cin ve periler,

Bu ayak sesleri, bu iniltiler,

Yaklaşan ölümü müjdeler oldu.

Nesin Sen / Ahmet Terzioğlu

~~

Gönlüme, kalbime, rûhuma girdin,

İn misin cin misin söyle nesin sen.

Bir suâl eyledim ‘âh’ deyiverdin,

Anlamı çok ince bir hecesin sen.

~~

Kimseler anlamaz âh nicesin sen,

Anlamı çok ince bir hecesin sen.

~~

Hadi gel gönlümü boş yere yorma,

Bahtına düşmüşüm bir de sen vurma.

Anlat ki bileyim sessizce durma,

Ne de zor çözülen bilmecesin sen.

~~

Sorunca ağlayıp susunca küsen,

Ne de zor çözülen bilmecesin sen.

~~

Elinde olanı eller’in sandın,

Boş yere ağladın, boş yere yandın.

Gerçeği bulmuşken hayâle daldın,

Mehtâbı kıskanan bir gecesin sen.

~~

Gözleri bulut’lu çehresi ay’ken,

Mehtâbı kıskanan bir gecesin sen.

~~

~a terzioğlu

Sen misin / Ahmet Terzioğlu

Yokluğunda kahrolup,

Sükûta gömülmüşken.

Yanık bir türkü gibi,

Söylenen de sen misin.

~~

Saçının her bir teli,

Sim ü zer’e eş iken.

Gurbet elde bir pula,

Peylenen de sen misin.

~~

Ya sür beni kalbinden,

Mesâfeler ardına.

Ya sar beni yeniden,

N’olur Allah aşkına.

~~

Pervâneyim peşinde,

Âteş-i aşka düşen.

Bir söğüt gölgesinde,

Eğlenen de sen misin.

~~

Sen misin şu ömrümde,

Mâzi olan sen misin.

Kirpiğimde gözümde,

Tüllenen de sen misin.

~~

Ya sür beni kalbinden,

Mesâfeler ardına.

Ya sar beni yeniden,

N’olur Allah aşkına.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑