Adem Yağmur

Bayram / Adem Yağmur

Aziz dostu ziyarete gidiyoruz. Tan yerinin kızıllığı dağılmaya yüz tutmuş, güneş  yüzünü henüz göstermeye başlamıştı. Çamurlu yollarda arabamızla ağır aksak ilerliyoruz. Sol tarafa yönelince yolların daha bir bozuk olduğunu fark ediyoruz ama olsun hocamın yürüdüğü ve bize gösterdiği yolun güzelliğiyle ona varmak istiyoruz.

Veda/Adem Yağmur

“Artık yolun sonuna gelmiştik. Yolları ve yılları kovalaya kovalaya sende de derman kalmamıştı. Bunu kabul etmelisin. Sana yaptığım masrafın karşılığını alamıyorum” diyor biraz içli bir nefes aldıktan sonra devam ediyordu.“Kim derdi ki gün gelip seni yaban ellere terk edeceğim bir… Read More ›

Deniz / Adem Yağmur

Ölü bir denizin mezar taşıyım şimdi. Sahilinde ıslanıyor ayaklarım, gözlerim ufukda  batan güneşe dalmış.Batmakla veda etmek arasında kalıyorum. Güneşten kendimi alamıyorum ama o gidiyor ben kalıyorum.Ölüdeniz’in sakin dalgaları arasında gel-git’lerimi yaşıyorum, günahlarım ve ondan azade düşlerim.Gelmek ve gitmek arasında ki… Read More ›

Balkon / Adem Yağmur

Sabahın ilk ışıklarıyla ayaktayım. Akşam çok uzaklarda kalıyor. Günlerden bir beklentim yok. Her şeyi kendi içimde yaşıyorum. Hâliyle doğal olarak günleri de yarınlara taşıyorum. İçimde kabaran ama asla dışarı taşmayan bir şeyler var. Hava soğuk mu soğuk. İçim titriyor ama… Read More ›

Ümidin Peşinde / Adem Yağmur

Yıpranmış zamanlardan arta kalanım, sensiz geçen herşeyin adı. Köhne kuyulardan gelen bir ses gibi kalbimin sahilinde, dilimdesin. Yabancı bakışlardan kıskandığım, yaşama tutunduğum, kalbimin çırpıntısı,kıyamadığım,kırılmasından korktuğum en narin… Kimler yormuş seni, kimler aramış, kimler bulmuş seni?… Seni görenlerin olduğunu duydum hemen… Read More ›

Hatıra /Adem Yağmur

Nerede nasıl biteceğini bilemediğim eksik kalmış bir hatırayı tamamlamak için yaşıyorum.Kesintiler halinde anlatılacak yaşamlar biriktiriyorum.Benden sonrasında yaşayanların zihninde belli bir süre kalacağım, hiçbir bölümünün sahibi olamayacağım belki, anlatanların kendilerini anlatıp beni anlattığını zannettiği serüvenler…Ellerimde şekillenen ama tam anlamıyla anlatıcının dillerinde… Read More ›

Umut /Adem Yağmur

Sabahın alaca karanlığında elinde küçük bez bir çanta içerisinde biraz peynir biraz zeytin bir parçada ekmekle yürüyordu yolları.Her gün yapa geldiği bu yürüyüşler sesli düşünmesine sebebiyet veriyordu. “Nereye neden gidiyorum, varmak istediğim şeyi bile bilmiyorum.”Bir saate yakın bir zaman yürüdükten… Read More ›

Anneannem /Adem Yağmur

Balkon demirlerine yaslanmış uzakta ufka doğru geçmişin hatıralarına dalıp gitmiştim. Akşamın alacası yerini iyice karanlığa bırakmıştı. Masamdaki çayı elime alınca soğuduğunu fark ettim. Sandalyeme oturarak derin bir nefes aldım.Aldığı nefesi bir daha geriye vermedi, sahiplendi belki de…Belki de nefesini asıl… Read More ›

Gurbet / Adem Yağmur

Gurbet ne tarafa düşer acaba?Bu soru bile insanın kendi gurbetinde olduğunu göstermiyor mu?Gurbete gidilirdi önceden gidenlerin eli ekmek tutardı da hasret katıkları olurdu. Bu uzak diyarlar kimine pazar kimine de mezar olurdu.Gurbete yolu düşenin nasibine de gariplik düşer. Gurbet iki… Read More ›

Huzur / Adem Yağmur

Huzurun bir rengi var mıdır varsa hangi renktir bilemiyorum ama eğer rengi varsa bana mavi gibi geliyor. Üzerimizdeki gök kubbeye bakınca açık mavi, yeryüzüne denizlere bakınca koyu mavidir. Bazen bu mavilikler arasında kaybolup gidiyorum. Gökyüzünden ve denizlerden ellerime bir avuç… Read More ›