Adem Yağmur

Ümidin Peşinde / Adem Yağmur

Yıpranmış zamanlardan arta kalanım, sensiz geçen herşeyin adı. Köhne kuyulardan gelen bir ses gibi kalbimin sahilinde, dilimdesin. Yabancı bakışlardan kıskandığım, yaşama tutunduğum, kalbimin çırpıntısı,kıyamadığım,kırılmasından korktuğum en narin… Kimler yormuş seni, kimler aramış, kimler bulmuş seni?… Seni görenlerin olduğunu duydum hemen… Read More ›

Hatıra /Adem Yağmur

Nerede nasıl biteceğini bilemediğim eksik kalmış bir hatırayı tamamlamak için yaşıyorum.Kesintiler halinde anlatılacak yaşamlar biriktiriyorum.Benden sonrasında yaşayanların zihninde belli bir süre kalacağım, hiçbir bölümünün sahibi olamayacağım belki, anlatanların kendilerini anlatıp beni anlattığını zannettiği serüvenler…Ellerimde şekillenen ama tam anlamıyla anlatıcının dillerinde… Read More ›

Umut /Adem Yağmur

Sabahın alaca karanlığında elinde küçük bez bir çanta içerisinde biraz peynir biraz zeytin bir parçada ekmekle yürüyordu yolları.Her gün yapa geldiği bu yürüyüşler sesli düşünmesine sebebiyet veriyordu. “Nereye neden gidiyorum, varmak istediğim şeyi bile bilmiyorum.”Bir saate yakın bir zaman yürüdükten… Read More ›

Anneannem /Adem Yağmur

Balkon demirlerine yaslanmış uzakta ufka doğru geçmişin hatıralarına dalıp gitmiştim. Akşamın alacası yerini iyice karanlığa bırakmıştı. Masamdaki çayı elime alınca soğuduğunu fark ettim. Sandalyeme oturarak derin bir nefes aldım.Aldığı nefesi bir daha geriye vermedi, sahiplendi belki de…Belki de nefesini asıl… Read More ›

Gurbet / Adem Yağmur

Gurbet ne tarafa düşer acaba?Bu soru bile insanın kendi gurbetinde olduğunu göstermiyor mu?Gurbete gidilirdi önceden gidenlerin eli ekmek tutardı da hasret katıkları olurdu. Bu uzak diyarlar kimine pazar kimine de mezar olurdu.Gurbete yolu düşenin nasibine de gariplik düşer. Gurbet iki… Read More ›

Huzur / Adem Yağmur

Huzurun bir rengi var mıdır varsa hangi renktir bilemiyorum ama eğer rengi varsa bana mavi gibi geliyor. Üzerimizdeki gök kubbeye bakınca açık mavi, yeryüzüne denizlere bakınca koyu mavidir. Bazen bu mavilikler arasında kaybolup gidiyorum. Gökyüzünden ve denizlerden ellerime bir avuç… Read More ›

Mevsimler / Adem Yağmur

Mevsimler bilirim yaşanmamışMuhayyel vakitler yanındaHiç bir zamanı kuşanmamışNe geçmiş ne yarın şimdi tadında Törpü’dür anlar ömrü kemirirİlk rüzgârla göçüveren bendiniTakvimler yapraklarında erirSolan erguvanlara sor kendini Sahi! Doğduğun mevsim hangi baharYaşama tutunduğun en ince dalGüldüğün ya da ağladığın kadarSenindir..gerisi; sorma hoşça… Read More ›

AÇLIK/Adem Yağmur

İnsanı terbiye eden açlık mıdır yoksa tokluk mudur? Tok olan açın halinden anlar mı? Kaç gece açlıkla koyun koyuna sabahladın ki açlığı anlayasın. Bir hastaların birde aç bebeklerin sabahı olmazmış. Annesinden koparılan yavruların sütüne kastediyorsun anneleri sütlerini lavaboya döküyor lavaboyu… Read More ›

Veda/Adem Yağmur

“Artık yolun sonuna gelmiştik. Yolları ve yılları kovalaya kovalaya sende de derman kalmamıştı. Bunu kabul etmelisin. Sana yaptığım masrafın karşılığını alamıyorum” diyor biraz içli bir nefes aldıktan sonra devam ediyordu.“Kim derdi ki gün gelip seni yaban ellere terk edeceğim bir… Read More ›