Deneme

Sen / Alim Sariye

Sen, gittiğin günden beri biz, sükutun çığlıklarına müptela bir sürü öksüz. Ruhlarımız, heyecanla şahlandığı zamanın altın diliminde, ölümsüzlük iksirini yudumlayarak, bir cemre beklentisiyle, yitirilmiş cennete doğru ümitlerimiz yeniden yeşerirken, şimdilerde afakı sarmış simsiyah bulutlar, düşünceleri kararmış yol bilmez mütehakkimler ve… Read More ›

Gitmeyin ! / Emin Osman Uygur

“Gitmeyin ne olur, size çok alıştık. Yıllardır aradığımız gönül sıcaklığını, insanlığı, samimiyeti sizde bulduk. Siz Hızır mısınız ki buralara gönlünüzle geldiniz? Bize daha önce görmediğimiz bir sevgiyle geldiniz. Siz bu sevgiyi nereden aldınız? Bir Gül’den bahsediyorsunuz, Gül’e vurgun olduğunuzu söylüyorsunuz…. Read More ›

KARALAHANA KARABUĞDAY / Nazif Özaslan

SaVOY CABBAGE AND BUCKWHEAT)(You will eat your fingers!) İkinci karalahana deneyişim. İlkini yıllar önce istanbul’da denemiştim sevmemiştim. Deri gibi sert bir bitki gelmişti. Ispanak varken, pazı varken, o kadar başka yeşillik varken bir daha karalahana yapmam demiştim. Bir keresinde de… Read More ›

Renkler Ne İşe Yarar Ki? / E.Osman Uygur

Renkler Ne İşe Yarar Ki? Ne olur renklerden bahsetmeyin. Herkesin bildiği renklerden. Elinize fırçayı alıp tuvale yansıttığınız renklerden. Kalemler ile kağıda hayat vermeye çalıştığınız renklerden. Bir çiçekte, bir kuşta görünce şaşkınlıktan farklı sesler çıkardığınız renklerden. Bu gezgeni diğerlerinden farklı yapan… Read More ›

Maviye Çalardı Gençliğim / Selvi Tıknaz

Mavi, gözü yoran bir sonsuzluktu. Bakmanın görmeye yetmediği bir ufukta, varla-yoğun harman oluşuydu. Gökyüzü denen o kubbenin altında hepimize bir solukluk can bahşedecek, Cömertti mavi. Bazen siyah noktalar belirirdi mavinin içinde. Yaklaştıkça kanatları belirginleşen… ve anlaşılırdı ki o küçük karartılar,… Read More ›

Hayal Kapısı / Tesnim

Zaman zamanı yıllar yılları kovaladı. Takvim yaprakları birer birer koparıldı biten her günün ardından. Karlar kara topraktan eriyip geçti defalarca. Yine cemreler düştü baharı müjdeleyerek havaya, suya, toprağa… Bir de Arapça manasına büründü cemre; kor oldu, bir çok insanın yüreğine… Read More ›

Tarifsiz Bakışlar 2 / Gökhan Bozkuş

Bu yazımda size tanıtacağım gözlerin sahibi William Wallace… Mel Gibson’un 1995’te hem yönettiği hem de başrolünde oynadığı Cesur Yürek (Braveheart) filminin tarihi karakteri. Filmde Iskoçlar ile İngilizler arasındaki mücadele anlatılır. Uzun uzun size filmi anlatmak yerine sizleri filmin en hazin… Read More ›

Ümit / Yağmur

ÜmitYurtdışı şartları zor ve ağır olmasına rağmen ve her ne kadar annem babam karşı çıksada da bastıramamıştım içimdeki o tarifsiz aşkı. İçimde hep ayrı bir heyecan olurdu. Dershane öğretmenim ve dayım gibi bir hizmet insanı olmak istemiştim. Her ne kadaraklıma… Read More ›

AÇLIK/Adem Yağmur

İnsanı terbiye eden açlık mıdır yoksa tokluk mudur? Tok olan açın halinden anlar mı? Kaç gece açlıkla koyun koyuna sabahladın ki açlığı anlayasın. Bir hastaların birde aç bebeklerin sabahı olmazmış. Annesinden koparılan yavruların sütüne kastediyorsun anneleri sütlerini lavaboya döküyor lavaboyu… Read More ›