Deneme

Şarkılar Yazacağız / Gökhan Bozkuş

   Başını yasladı cam kenarındaki koltuğa. Otobüsten dışarıyı izliyordu. Yeşil bir otobüsün içinde yemyeşil ağaçlara baka baka daldı derinlere. Kulağında bir kulaklık, türkü dinliyordu. Hirai Zerdüş, Leyla Leyla diyordu. Ey kaşları ebru, zülfü siyahımAtma bu sineme taş Leyla LeylaBana gel… Read More ›

 Ümidin Altın Kafesi / Derya Hekim

Yığınla sözcük var kafamda dönen. Ama bir şekle bürünüp, renge boyanmadığından dökülmüyorlar satırlara. Anlamsız ve karmaşık halde uçuşuyorlar etrafımda. Küçücük bir sesle bin bir hal alıyor bir anda. Bir şekle girdi giriyor tam diyorum, hop bir hülyada buluveriyorum kendimi. Olmuyor… Read More ›

Sarhoş Ahmet / Gökhan Bozkuş

   Cam kenarında elektrikli bir kazan dururdu. Orada şekerli yemişler kavrulur, bütün sokak susamların, çerezlerin kokusu ile dolardı. Çerezci eline tahta bir kaşık alır, kazanın dibine yapışan bademleri, fıstıkları, fındıkları, leblebileri büyük bir aşkla karıştırırdı. Bunu yaparken de yoldan geçenlere… Read More ›

Saklambaç / Ziya Paşa Akyürek

Ortada kalırsa bu yetimlik zehrolur, Bir kadim dosta uğrar ne mukaddes şehrolur. Saklambaç oynardık önceden; biri saklanır, diğeri bulurdu. Bazen uzun sürerdi birini bulmak, en heyecanlı yerinde birden canımız sıkılırdı. Tam canımız burnumuzdayken bulurduk saklananı ve oyun yeniden güzelleşirdi. Ve… Read More ›

Duyarsın Bazen / Gökhan Bozkuş

Duyarsın bazen…. Kimsenin işitmediği ve işitmeyeceği sesleri. Kulakların değil de gözlerin duyar sadece. Uzanır, tını tını o naif sesler sana. Bazen eski, terk edilmiş harap bir binadan gelir, bazen de solmuş bir çiçekten. Hasan Hüseyin Korkmazgil’den dizeler düşer diline ve… Read More ›

Ziyaret / Mine Akdemir

Kaçıncı kez tırmandım bu taş merdivenleri bilmem? Ne çok hüzünlü adımlaaşınıp çökmüş omuzları? Ve takiben el ele tutuşup, karşılıklı dizilmiş servilerin başeğerek buyur ettiği taş yol.Ne tarafa baksam renk renk çiçekler. Onlar, ve bastığım taşların arasından başvermiş otlar. Çaresiz suskunluğun,… Read More ›

İki Anne / Emin O. Uygur

İki Anne Binler Hicran Gördün mü iki anneyi? Duydun mu kahreden acıyı? Hissettin mi haklı olmanın yüceliğini? Anladın mı kalbe dokunan ateşin dünyaları yakan ateşlerden daha kavurucu olduğunu? Bildin mi gencecik yavruların suçsuz yere zindanlarda kalmasına kayıtsız kalan toplumun sağır,… Read More ›