Destanlaşan Sevda – Ağrı Dağı Efsanesi / Derya Hekim


Sevdalılarını sınamayan sevda yeryüzünde açmamıştır daha. İlk karşılaşmanın, buluşmanın, ilk paylaşımlarının heyecan ve mutluluğu ile bağ kurulur. Bu bağ daha önce yaşanmamış farklı bir mutluluk doğurur. Her an sevdalısını görmek, sesini duymak ister bir damla içmiş olan bile. Bir de sabır ile, yokluğu ile, sevdalının aldanışı ile sınar kişiyi. Ahmet ile Gülbahar’da böyle sınanırlar. Her adımı geçerde birinin fedakarlık olarak kabul ettiğini diğeri aldatılma olarak kabul eder. Böylece sevdaları  destana dönüşür.  Sevdalıların biri kuş olur diğeri taş olur. Dilden dile anlatılır durur yıllardır. Bu destanı ilk babamdan dinlemiştim. Bir zamanlar iki sevdalı varmış. Zalim mi zalim bir bey bu sevdaya pek kızmış. Bey bu karşı mı gelinir. Bir dediği iki olmasın istermiş. Böylece Ahmet ve Gülbahar’ın destanı anlatırlırdı bizlere. Sevdalı olan sözüne sadık olur diye ders çıkarırdık. Bir de zalim olursan ister bey ol ister halktan biri sonun hep hüsran olur. Dersimizi böyle alır destanın kahramanlarına hayranlık beslerdik. Ahmet’e  kızardım ‘Senin için fedakarlık yapmış ne demeye sevdanı yarım bıraktın?’ diye. Gülbahar’a derdim ‘Gidiyorsa kendi kaybeder. Seni anlamayan oydu.’ Haksızlığa uğrayan Gülbahar’dı benim gözümde. Çok destan dinledik böyle. Hepsinde de sevdalılardan biri destanlaştırdı hikayelerini. Anladım ki kavuşurlarsa sadece sevda olacaktı yaşadıkları. Ne zaman ki sevdalılardan biri ruhunun ufkuna yürüdü işte o zaman sevdaları destan oldu. İsimleri baki kaldı.

Gelenek göreneklerimize bağlı bir toplumuz. Hele doğuda doğup büyüdüyseniz her işte, her sözde bir adab-ı erkânın öne çıktığını görürsünüz. Bunlar bana bazen çok sıkıcı görünürdü. Bazen de pek komik gelirdi. Bir örnek vereyim, daha küçüktüm bir kız istemeye şahitlik ettim. Kız hakkında söz sahibi olan amca vekil tayin edilmşti. Kızın yerine konuşur, sorular sorardı. Bu durum sinirlendirmişti. Çünkü ben evlenecek olan kızın söz hakkının olması gerektiğini ve ne istiyorsa kendisinin söylemesini doğru buluyordum. Ama öte yandan gelen misafire hürmet pek hoşuma giderdi. Köylerde divanı olan bir oda bulunurdu. Misafir gelen erkek tarafı divana buyur edilirdi. Kız tarafı yer minderinde bir köşede edep ile otururdu. Misafir varsa küçük büyük farketmez o divan onlar içindi. Misafir yoksa evin büyüklerine hizmet ederdi. Evlenecek genç bir köşede oturmuş sessizce bekliyordu. İlginç olanı gencin ailesine soru sorulmamasıydı. Kimin çıraklığını yapmışsa o ustaya sorular yöneltiliyordu. Usta da iki taraf arasında hakem gibi adil konuşmaya çalışırdı.  Aileler anlaşacak orta yolu bulunca ikramlar gelirdi. Bizim oralarda kahve verilmezdi.  Dışardan gelene önce sofralar kurulur bir vakit namaz birlikte eda edilir. Sonra çay içerken konuşulurdu. Konu tatlıya bağlanıyorsa tatlılar ikram edilirdi.İşte bizim vazifemiz de burada başlardı. Mahallenin  çocukları tellallar gibi tatlı dağıtıp duyururlardı bu hayırlı işi.

Gülbahar ve Ahmet’in hikâyesi de böyle bitsin istemiştim çocuk aklımla. Onlarında tatlısını dağıtsın çocuklar. Onlarla beraber sevdalarına sahip çıkmış bunca insanı Gülbahar’ın taşlaşmış hali değilde sevinci karşılasaydı. Som mavisi kuşun güzelliğini, onların  çocuklarında görselerdi. Destanlar mutlu sonla bitmiyor işte. Zalime karşı güçlü duruşları ile dilden dile dolaştı sevdaları. Ahmet haklıydı Gülbahar  kadar; Gülbahar haklıydı Ahmet kadar. Babasının zulmüne şahitlik etmişti. Ahmet nefes alsın yeterdi.  Zindan, dünyası olsun istemesi sevdasındandı.  Ahmet’in kuş oluşu da, Gülbahar’ın taş kesilmesi de sevdasındandı.

( Yaşar Kemal’in Ağrı Dağı Efsanesi kitabından esinlenerek kaleme alınmıştır.)

Derya Hekim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: