Kağıttan Hayatlar / Hamide Yaramış


Filmin Adı: Kağıttan Hayatlar

Yönetmen:Can Ulkay

(Paper Lives)

Yapımcı:Onur Güven Atan

Senaryo: Ercan Mehmet Erdem

Oyuncular:

Mehmet:Çağatay Ulusoy

Ali:Emir Ali Doğrul

Gonzales:Ersin Avcı

Tahsin:Turgay Tanülkü

Süre; 1.37dk

        Gözyaşlarından kale yapmak, bağrında biriken yüklerden kurtulmak gönlünün bamteline dokunan hikayelerle mümkün oluyor. Bu hikayelerin yaşanmışlığını izlemek, o duyguların, o acıların resimlenmesi algı kanallarımızın açılıp, vicdan muhasebemizi güçlendiriyor.

Havaların çok soğuk olmasıyla kapanan okullar ve pandemi dönemi gibi herkesin evde olduğu bu tatil döneminde çocukların her iki dile de aşina olmaları için Türk filmlerine dadandık. ‘Kağıttan Hayatlar’ (Paper Lives)

         Yağmurlu  bir havada zengin, züppe bir adamın filmin kahramanına laf atması ve kahramanımızın tutuklu kaldığı hayat mekanıyla başlar.

         Emeğiyle çalışan birçok insanın yaptığı işten dolayı hor görüldüğü bir medeniyette yetişmiş olmak önyargılı yaklaşımı oluşturmuş zihnimizde. Burun kıvırıp, acıların çocuğu modunu izlemek istemiyorum diyerek bencilliğin dehlizine yuvarlanmış oldum. Aslında kapkaranlık bir labirenttir o diyar. Yol bulmak, eğitebilmek ruhunu çok zordur. Sürekli çabalamayı gerektirir. 

        O gün ev ahalisi izledi. izlerken de sürekli yorumla yaptılar. Evsizlik, küfretmek, hastalıklar,şükretmek gibi mevzularda konuştular. Ara ara kulak kesildiğimde duyabildiklerim bunlardı. 

        Ağladıkça rahatladığımı bilen kuzucuğum, ‘Anne bu filmi izlemek istersin belki. Tam sana göre. Bize sürekli köprü altındaki evsizleri gösterip hüzünleniyorsun. Onlara benziyor biraz ‘ dedi. 

          Çağatay Ulusoy’un Mehmet karakterindeki özlük arayışı, benlik dizaynı özümsenerek yansıtılmış. ‘Dejavu’ filmi gibi değişik bir anlamlandırma ve algılama, şaşkınlık ve gerçekle hayalin bütünlüğünü sezmek muhteşem bir duygu senfonisi. 

          İçinden kendimizi alamadığımız teknoloji dünyası bakış açımızı değiştirecek ve travmaların şablonlarını gözlemlemek empati ve sempati yanlarımızı besleyecektir. 

          Zamanın her anı kıymetli. Sahip olduğumuz anları gerçek huzur ve mutluluğu bulma adına kullanma derdindeyiz hep. 

          Bu film, insan denen varlığın koskoca alemi benliğinde nasıl taşıdığını yansıtmış sahneleriyle.

          Ali’ye, Gonza’ya, Tahsin babaya ve diğerlerine kahramanımızın yazgısını, kaderini paylaşmaları, onun bu hayata geliş ve gidişlerini görünen, görünmeyen etkilerini sunmak düşmüş.

          Niyazlarımız iyi niyet ekseninde makes bulursa nice Mehmet Ali’ler, Ganzalar, Tahsin babalar hayatın çarklarında acı çekmekten kurtulur belki. Kişinin kendi içindeki çatışmaları, doğallığından çıkıp zırvalamanın nirvanasında inlerse acılarından kurtulma potansiyelini işleyen uzuvlarını uyuşturmak şeklinde rahatlama yolları seçecektir. 

          Ya da yağmurlu bir günde başlayan yaşam mücadelesi artık hiçbir uyuşturma yolunun işe yaramadığı acılarıyla yine yağmurlu bir günde son bulacaktır. 

           İlgisizliğin, sevgisizliğin, dışlanmanın, hiçe sayılmanın telafisi yoktur.

                      Ölüm bile hafif gelir.

Mart 2022

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: