Afgan Anne ve Amerikalı Asker / Emin O. Uygur


Yirmi Yıl Sonra

David yani asker babam anlattı bana her şeyi. Saklamadı kimliğimi benden.      

Annem beni bir Amerikalı askere teslim etmiş. Asker kalabalıklar arasından uçağa binmek üzere giderken kendisine çığlıklar ve gözyaşları içinde bir bebek uzatıldığını görmüş. Hem anneme acımış hem bana. Almış beni. O günler çok zor günlermiş. Düşünün apartman alevler içinde ve bir anne bebeğini son anda aşağıdaki görelilere atıyor. Kendisi alevler içinde kalıyor. Bu zor ama anlaşılır bir durum. Ancak ülkede iktidar olanların şerrinden korkmuş annem ve binlerce anne. İktidar olanlar kendilerine müslüman diyorlarmış ama kimsenin elinden dilinden güvende olmadığı insanlar nasıl müslüman olur anlamıyorum. İslam demiyor mu, müslümanın kanı, canı, namusu, mülkü müslümana haramdır diye. Çok olay okudum o günlere dair. İnsan olarak binlerce kez utandım. Anneme ağladım, annelere, çocuklara ağladım, yarınlarını kaybetmiş gençlere ağladım. Ama şimdilerde o zalimlerin perişan olup gittiklerini görmek biraz olsun rahatlattı içimi.

Nasıl dayandın o hasretlere anne. Nasıl tutundun o karanlık günlere. Ne yiyip ne içtin benden sonra. Nasıl bir yüktür bu Allah’ım annemin zayıf omuzlarına. Sanırım çok da yaşamadın o günlerden sonra. Göremedin bu güzel günleri anne. Ne ismini biliyorum ne de resmini gördüm. Bilsem gelirdim koşa koşa yanına. Yüzümü sürüp ellerine ayaklarına ağlardım doya doya. Önce adresini bulurdum, sonra da uçağa atlar haber vermeden gelirdim evin kapısına. Sen tanımazdın tabi beni. Ben de anlatırdım sana o eski günleri. Beyninde birden şimşekler çakardı. Sarılırdık. Belki sen bayılırdın o heyecanla. Kardeşlerim gelirdi sonra. Sarmaş dolaş olurduk ama ben konuşamazdım sizinle. Anlamazdım ben anamın dilini. Sonra hep beraber dönerdik David babamın Mary annemin topraklarına.

Ama şimdi senin mezarın bile belli değildir anne.    

Asker babam dönmüş ülkesine gözyaşları içinde. Eşi Mary ile birlikte büyütmüşler beni. Onlar da bilmiyor annem kimdir, adresi nedir. Bir kâğıt yazıp bıraksaymış annem. İsmini ve benim ismimi yazsaymış bir kağıda. Ama okuma yazması var mıydı ki? Sanmam. Cehaletin kol gezdiği ülkede annem de nasipsiz kalmış eğitim almaktan. Bir o mahşer gibi zamanda onu mu düşünecek. Tek düşündüğü canım annemin benim güzel bir hayata büyümem olmuş. Duası da kabul olmuş.

Sana minik bir fotoğraf da gönderdim anne. Bilmem belki görürsün.

eminosmanuygur



Kategoriler:Emin Osman Uygur, Hatıra

Etiketler:, ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: