Beş Yıl Sonra / Emin O. Uygur


Kerim Bey beş yıl oldu buralarda. Bir kızı vardı yanında. Selma babasına çok yardımcı oldu. Doğrusu can yoldaşı oldu. Kerim Bey, dil öğrenme sürecinde zorlandı biraz yaşa bağlı olarak. Kerim Bey geldikten birkaç ay sonra eşi Zeynep de çıkmak istedi. Ama olmadı. Kerim Bey’den dolayı eşini içeri aldılar. On sekiz ay misafir oldu Yusufiye’de. Çıktıktan sonra zor günler yaşadı. En yakınları tarafından sürekli rencide edildi. Yalnızım, bunalıyorum sözlerine öz kardeşi ajite yapma diyerek çıkıştı. Annesi kapıda terliklerini gözledi, evde olmadığı zamanlar nereye gittiğini sorguladı. Hal hatır sormak, bir güler yüz göstermek yerine itip kakmayı tercih ediyorlardı. Bu arada üç defa kaza geçirdi. Farklı yerlerden kemikleri kırıldı.

Kerim Bey, hem kendi sağlığına dikkat etmek hem de eşinin durumun uzaktan da olsa takip etmek zorunda idi. Buralara geldiğinin ilk yılı annesini kaybetmişti. Cenaze defin görüntülerini paylaşmıştı kardeşi. Öylece bakıp ağlamış ve dua etmişti. Defin fotoğraflarına kaç gün baktı bilinmez ama ölüm gerçeğine uzaktan şahit olmak zor bir duyguydu onun için.

Toprak ve dua. İnsan ve toprak. Dünya ve ahiret. Berzah ve ahiret. Ne ilginç kavramlar.

Yıllar durmuyordu. Dört yılı geçmişti bu ara. Selma dil kursunu tamamlamış, yeniden üniversite okumak istiyordu. Ama üniversite işi olmadı. Kader ona evlilik yolunu açmıştı. Selma evlenip gidince Kerim Bey yalnız kalacaktı. Kerim Bey kendini ruhen hazırlamıştı bu yalnızlığa. Patavatsızın biri Selma’ya babasını yalnız bırakıp da evlenmenin abes bir şey olduğunu ima edecek tarzda sözler söylemişti. Bu, Kerim Bey’i fena halde üzmüştü. Selma evlendikten sonra Kerim Bey evini değiştirdi. Daha küçük bir evde yaşamalıydı artık. Eşinin gelme ihtimali çok zordu. Son kazada ayaktan kırıkları vardı. Koltuk değnekleri ile az az yürüyordu ancak.

Kerim Bey, düzenli olarak arardı Zeynep’i. O gün de aradı. Ancak telefona cevap alamayınca endişelendi. Kardeşini aradı. Selma’ya da haber etti. Ama kimse bir şey bilmiyordu. O gece gözüne uyku girmedi.

Zeynep ve oğlu biraz dinlendiler. Az sonra güvenlik görevlisi geldi. Zeynep’in durumunu görünce şok oldu. Çok üzüldü. Neden kaçtıklarını tahmin etmişti. Birkaç gün orada misafir oldular. Yakın komşular hiç tanımadıkları bu insanlara sürekli gelip gidip yiyecekler getirdiler. Zeynep ayaklarının acısını unutmuş gibiydi. Bu kadar sıcak insanlık görünce duygulanıyor, geride kalan vicdansızlara da sadece acıyordu.

Kerim Bey, ertesi gün aldığı haberle hem rahatladı hem de tatlı bir şoka girdi. Oğlu ve eşi çoktan yola çıkmışlar, engelleri aşmışlar geliyorlardı.

Abdest aldı. İki rekât şükür namazı kıldı, ağladı.  

Birkaç gün sonra koltuk değnekleri ile arabadan inen eşini gördüğünde ne diyeceğini bilemedi, duygulandı ama ağlayamadı. Beş yıl sonra beklenmedik bir şekilde gelişen bu güzel olayın tatlı şokunu da birkaç gün üzerinden atamadı.

eminosmanuygur



Kategoriler:Emin Osman Uygur, Hikaye

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: