Bir şehre iki iyi insan geldi ve… / Emin O. Uygur


Günlerce yürümekten ayaklarına kara sular inmişti. Şehrin girişinde fakir ama gönlü zengin bir eve misafir oldular. Ev sahibinin özürlü bir evladı vardı. İki iyi insan ev sahibinin iyiliğine lafla teşekkürü az buldular ve özürlü çocuğun iyileşmesi için dua ettiler. Az sonra çocuk sapasağlam ayakta idi. Ev sahibi çok şaşırmıştı ve sormadan edemedi: Siz kimsiniz? İki iyi insan anlattılar hikayelerini. Bu dünyada yolcu olduklarını, ölümden sonra ebedi bir hayata doğru yürüyeceklerini. İnsanlara bu yolu göstermek istediklerini ama karşılığında hiç bir menfaat beklemediklerini.. Adam gönülden katıldı onlara. İman etti Allah’a.

İki iyi insan şehre girdiler. Kendilerine eski terk edilmiş bir mekan buldular. Sonra da insanlarla tanışıp onlara ebedi ahiret yurdundan bahsettiler. Bu arada da hem büyüklerin hem de gençlerin çocukların sorunlarına, hastalıklarına çare olmaya devam ettiler. İki iyi insan şehirde birbirini sevmeme gibi,ayrımcılık gibi, israf gibi büyük sorunların olduğunu fark etti. Bu sorunların insanların düzelmesi ile yok olacağını çok iyi biliyorlardı. Bu amaçla insanlara, iyi ahlaktan, günahlardan uzak durmaktan, haksızlık etmekten, temiz bir hayat yaşamaktan ve saf sevgiden bahseden konuşmalar yapıyorlardı. Daha çok fakirler sevmişti onları. Can kulağı ile dinliyolardı bu iki insanı. Kısa bir süre sonra gençler arasında da ilgi görmeye başlamışlardı.

Ama bu sevgiyi, bu güzelliği bir nefret bekliyordu. Şehrin valisine yakın olan birisi bu iki iyi insanı şikayet etti. Düzenimiz bozulacak dedi. İki iyi insan mahkeme edildi ve suçlu bulundu. Zindana gönderildi. İki iyi insana inanan ve onları sevenler de cezalandırıldı. Onlardan bazıları zindana gönderildi bazıları öldürüldü. Bazıları da şehri terk etmek zorunda kaldı. Halk isyan etmedi, edemedi. Bozuk şehir sistemi öylece devam etti.

Bir gün şehre iyi bir insan daha geldi. Arkadaşlarını arıyordu. Onların zindanda olduğunu öğrendi. Bir iş kurdu kendisine. Ticaret yaptı. İyi para kazandı. Sonra sarayın güvenini kazandı. Sarayda görev aldı. Ama şeytan boş durmadı. Saraydaki bazı görevlililer bu iyi adamı da sevmediler. Sürekli olumsuz propaganda yaptılar. Sonunda bu iyi insanı öldürdüler. Zindandaki iki iyi insanı da öldürdüler. Şehrin sakinlerinden bir kişi karşı çıktı bütün bunlara. Onu da öldürdüler.

Sonra şehirde kıtlık oldu. İnsanlar aç kaldı. Felaketler birbirini kovaladı. Çok insan pişman olmuştu ama artık iş işten geçmişti. İyi insanları öldürmüşlerdi. Bir kaç yıl sonra şehir yaşanmaz bir hal aldı. Halkın bir çoğu öldü. Bir kısmı da şehri terk etti. Saray da harabeye dönmüştü.

eminosmanuygur



Kategoriler:Emin Osman Uygur, Hikaye

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: