Yazamıyorum / Gökhan Bozkuş


  Dosta Mektuplar:

Mektuplara ara verdiğimin farkındayım. Bağışla beni. Kelimeler sıkar mı insanın canını? Acıtır mı yüreğini insanın? Kelimelerle örseleniyor yüreğim. Hani yüz üstü odanın ortasında uzanmıştın ve ellerin arkadan kelepçelenirken sırtında dizler vardı ve yanında da aynı pozisyonda eşin, hayat arkadaşın,  refikan. Ve ikinizin de canı acıyordu. Ama o an sizi en çok acıtan sırtınızdaki dizler , ellerinizdeki kelepçeler değil de Ahmet’in bir kenarda bağıra bağıra ağlaması ve bir polisin ona sert davranmasıydı. Ahmet’in yaşlarını silmek istiyordun ve sırtında dizler. Ahmet’e sarılmak istiyordun elinde kelepçeler.

Acı sözcüğünün kaç rengi vardır demiştim öğretmen olduğum zamanlar. Biber acı, çay acı ve yara acı… Cevaplar arasında tahtanın tam ortasına kocaman harflerle ACI çizdim ve gelin beraber soyut acıyı konuşalım demiştim. Kelimelerle örseleniyor yüreğim dedim ya dost. Nasıl ki senin kanamak üzere olan bileklerin değil,  sırtındaki doksan kiloluk polisler değil de Ahmet’in o bakışları ve senin hiç bir şey yapamaman ve o an bağrından yayılan acı var ya işte o acının rengiyle oturuyorum masaya aziz dost. Yüzüm gülüyor güya. Tebessüm ediyorum sağa sola. Espriler yapıyor havaları yumuşatıyorum kendi kendime. Şiirler okuyor ümit ümit ümit diye nakaratlar büyütüyorum güya. Kelimeler örseliyor yüreğimi dost. Aklıma geliyorsun. Yadıma düşüyorsun. Ağlama günü değil diyor içimdeki ses. Dağ ol, kaya, ol, granit ol; söğüt ol, çınar ol, meşe ol, gölge ol, serinlik ol diyor. Olamıyorum dost ve sen beni biliyorsun. Ormana atıyorum kendimi ve yağmur. En çok yağmuru seviyorum. Ara verdim mektuplara farkındayım. Yazamıyorum. Tutamadığın gibi Ahmet’in elini. O an odaya yağmur yağsa da görmeseydi ağladığını diye düşünmüşsündür belki de.

Mektubumu Ahmet Kaya ile bitirmek istiyorum

Sarı sıcak yazlar uzak
Dost uzanan eller uzak
Karanlıklar kurmuş tuzak
Benim sonum dünden belli

Haramiler sarmış yolumu
Güvercinler muhbir uçar oy
Telden tele fermanım gider
Benim sonum dünden belli

Gözlerim dolar kan sanırım
Betonlar boğar nefessiz kalırım
Şahidim yoktur, perdeler örtük
İnanamazsın ağlarsın

Geceler mi sen, ben mi yorgunum
Mermiler mi sen, ben mi yangınım
Düşlerim tutsak, yüreğim sürgün
İçimde bir çocuk, Tedirgin

Geceler mi sen, ben mi yorgunum
Mermiler mi sen, ben mi yangınım
Düşlerim tutsak, yüreğim sürgün
İçimde bir çocuk, Tedirgin



Kategoriler:Deneme, Gökhan Bozkuş, Mektup

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: