Nasılsın / Gökhan Bozkuş


Sevgili Dost


Nasılsın?

İçimden gele gele bir daha soruyorum, nasılsın?

Nasılsın, ey dost ?
Beni iyi tanıyan biri olarak bu soruma içinden gele gele ‘iyiyim’ dediğini duyarak bir daha soruyorum.

Nasılsın?
  Farkındayım epeydir seninle okuduğum kitaplardan notlar paylaşmıyorum. Epeydir sana okuduğum kitaplardan taşan sesleri getirmiyorum. Epeydir sana o kitabın kapağından raflara uzanan ellerden bahsetmiyorum. Demiştim ya hani bir gün sana. Dolabımda kitaplar yok aslında. Sesler var, gözler var ve uzun yollar. Hisler var, sözler  var ve tutulmayı bekleyen kollar. Sen paylaştıkça yaklaşıyorum ben okumaya , sen yazdıkça cesaret ediyorum yazmaya demiştin de ümit vermiştin bana. İşte ondandır yine yazıyor,  yine geliyorum buraya. Fransız yazar Jean-Louis Fournier’nin Tek Yalnız Ben Değilim isimli kitabından ‘Yazın en sıcak günleri, boğuluyorum sıcaktan, hükümetin yaptığı sert uyarılara rağmen yakınlarım –artık yakınım değil de uzaktan’ cümleleri ile bir melankoli yağmuru ıslattı ilkin beni. İnsanoğlunun farklı zamanlar, farklı coğrafyalardaki benzer yazgılarının şerhi oluyor kitaplar, evet… Ama ne kadar yağarsa yağsın o bedbin damlalar, içimde ümit adında bir toprak var.


Devam edeyim kitaba.

[Nefes alamıyorum, manzara soluğumu kesiyor, çok güzel, ama yanımda “ne kadar güzel” diyebileceğim kimse yok.
Haykırıyorum: “Yalnızım.”
Yankılanan sesimden gelen yanıt: “Ben de.
Birinin bana “Nasılsın?” dediğini duymak için dünyadaki bütün altınları verebilirim.]
Yazar dünyadaki bütün altınları vermeye razı bir “Nasılsın?” sözüne karşılık. Ben sana içimden gele gele , ilkbahar yağmurları gibi umut ve bereket ile aziz dostum yine soruyorum. “Nasılsın?”

Biliyorum bulunduğun yerde Kemalettin Kamu’ nun

“Yıllardır ki bir kılıcım kapalı kında,
Kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi;
Muzdaribim bu duvarın dış tarafında,
Şefkatine inandığım biri var gibi.

Sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el,
Kıpırdamak istemiyor göz kapaklarım;
Yan odadan bir ince ses diyor gibi gel!
Ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım.

Gözlerimde parıltısı bakır bir tasın,
Kulaklarım komşuların ayak sesinde;
Varsın yine bir yudum su veren olmasın,
Baş ucumda biri bana ‘su yok’ desin de”

şiirindeki hisleri yaşıyorsun. Ama ne kadar da etkisinde kalsan kimsesizliğin yine de dünyanın ta öteki ucunda seni düşünen sana ağlayan sana dua eden biri var ve sen bunu biliyorsun.

Belki yanında sana bir tas veremiyorum aziz dost. Ama yine de soruyorum dilimde dualar ile. “Nasılsın?”



Kategoriler:Gökhan Bozkuş, Mektup

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: