Faust’un Aradığı Neydi? / Emin Osman Uygur


Faust’un Aradığı Neydi?

”İşte felsefe

Hukuk ve tıp

Ve ne yazık ki ilahiyat!”

Evet Sebastian, böyle başlıyor gecenin derinliklerindeki iç konuşma. Ve sen diyorsun ki, bilim seni de beni de hakikate götürür. Yine çok net ifade etmişsin mesajını. Faust’ın takılıp kaldığı yerde biz ilerlemeliyiz diyorsun. Bu yüzden ben bir kez daha göz atıyorum Faust’un o gece yaşadığı duygulara.

Faust kubbe tavanlı eski, dikdörtgen odasında böyle başlıyor yazmaya. Bir değişimin ilk satırları bunlar aslında. Önce felsefeyi sorguluyor Faust. İnsanları asırlardır meşgul eden düşünce sistemini. Arayış çizgisini. Aklın hakikat için yaptığı yolculukları. Felsefe, insanlığa belki çok şey kazandırdı ama bir çok insan da onda kaybetti kendini. Hikmete dönüşmeyen fesefe maalesef aklın intiharı oldu. Bir insan ömrüne sığmayan arayışlar, ömrü biten insan için ne ifade eder ki? Bir sonuca varmayan teoriler akla ne katkı sunar ki?

Faust hukuk ve tıp bilimlerine de vakıf bir akademisyendir. Üniversitede ders veriyor. Ama kalbi ve aklı bunlarla doymuyor. Salt bilgi kalbini ve ruhunu doyurmuyor. Hep bir esksiklik bir boşluk hissediyor içinde. Bu nedenle ilahiyata bakış yapıyor. Ve onda da aradığını bulamıyor. O farklı bakıyor olaylara. İlahiyat okuyunca biraz da hayal kırıklığına uğruyor. Doğmalar, klişeler, tanrının din adamlarınca sınırlandırılması ve daha neler…

Faust, şekillerin, çizgilerin ötesinde bir şeyler arıyor. Bir çok insanın gördükleri ile mutlu olduğu yerde, Faust görünenin ötesinde, ruhunun ilhamlarını aramakta.

Bu yüzden erişemezsiniz hissetmediğiniz şeye

Eğer gönlünüzden kopup gelmezse…

Faust klasik bilgilerin yeterli olmadığını açıkça ifade ediyor.

Bilgilerimin doğruluğuna inanmıyorum,

Ve bir de gaye katıyor bütün bu düşüncelerin içine;

İnsanları iyiye doğruya yöneltebileceğime

İnanmıyorum.

Böyle diyor o geceki söylemlerinin bir yerinde Faust. Çalıştığı yer çok sıkıcı geliyor bir anda. Dünya bu olmamalı diyor. Keşfetme duyguları açığa çıkıyor. Birden farklı bir enerji hisediyor kendinde. Tabiata açılma isteği doğuyor. Gizemli kitap diyor tabiat için.

Kavrarsın o zaman yıldızların yolunu

Alıp gidince seni doğa

Açılır ruhunun gücü

Çözersin ruhların/mananın dilini

Boş düşüncelere dalmakla burada

Açılmaz kutsal işaretler sana.

Faust bu satırları yazarken önündeki kitabı rastgele açar. Açtığı sayfada makrokosmos sembolü vardır. Bu, Faust’un iç dünyasının sırlarını verir bize. Bu işaret, insan küçük bir kainattır, kainat da büyük bir insandır, anlamına gelmektedir.

Şimdi olayın rengi daha da belirgin bir hale geldi Sebastian.

eminosmanuygur



Kategoriler:Deneme, Emin Osman Uygur

Etiketler:,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: