Gurbette Gelen…(2)/Frida


İlerleyen saatlerde genç kadını eve bıraktıklarında, içinde bin bir duygu ile testi yaptı. Ama sonuca bakmaya cesareti yoktu. Öyle ya yıllarca kaç kez ümitlenmiş ve kaç kez hayal kırıklığı yaşamıştı. O esnada başka şehirden dönen eşi ile arkadaşı arasında çocuklarının olup olmadığını ve olsa ne kadar güzel olacağı minvalinde bir konuşma geçtiğinde aslında kadının test sonucunun olumlu olduğundan habersizlerdi. Aynı anda ve birbirinden habersiz yapılan iki eylem adeta sırlar kapısının aralandığı, metafizik bir dünyaya ait izler taşımaktaydı.

Genç kadın geç saatte eve gelen eşine müjdeli haberi içi içine sığmayarak verdi vermesine de her ikisi de bu duruma inanamamışlardı. Sabah ilk iş olarak doktora gitme kararı aldılar. İş yerinden bir tercüman alarak doktora gittiler. Doktorun sadece eli ile genç kadının karnına dokunarak “Hissediyorum bebeği ve yaklaşık 8 haftalık” dediğine tabii ki inanmadılar. Ultrason yok, tahlil yok, öyle ilkel bir yöntem olabilir miydi?  Sadece hissetme ile genç çiftin yıllarca yolunu bekledikleri bebek haberi yine bir hüsrana dönüşmesin diye ultrason çektirmeye karar verdiler. Doktor ultrason merkezinin uzakta olduğunu ve gidip gitmeyeceklerini sorduğunda genç çift emin olmak ve gözleri ile görmek istediklerini söylediler.Ne uzaklık ne de ödeyecekleri yüksek miktarda taksi parasını hiç düşünmeden merkezin yolunu tuttular.

Çekilen ultrason filminde doktorun bebeğin 8 haftalık olduğunu söylediğinde şaşkınlıkları 2 kat arttı genç çiftin. Çünkü hem ilk doktor sadece hissederek bebeğin 8 haftalık olduğunu söylemesi hem de geriye dönüldüğünde yurtdışı kararının 8 hafta önce alınmış olması şahit oldukları bir başka metafizik olaydı.

Genç kadın için zor zamanlar başladığında imdadına ev sahibesi Nacer Hanım yetişti. Her gün kendi işlerini bitirdikten sonra genç kadının yanına geliyor, onun için yemekler pişirip, bulaşıklarını yıkıyor, verilmesi gereken ilaçlarını veriyor, yaptığı her iğnede genç kadının canının yandığını gördükçe üzülüyor ve genç kadının yerine kendisinin acı çekmesini dilediğini söylüyordu. Adeta koruyucu bir melek olan Nacer Hanım bütün bunları severek yaptığını ve bu sayede unutmuş olduğu Türkçe’yi genç kadın ile konuşarak ilerlettiği için çok mutlu olduğunu söylüyordu.

Bir gün Nacer Hanım genç kadına aynı evde birlikte yaşadıkları gelininin çocuğu olmadığını, tedavi gördüğünü ama sonuç alamadığını anlattığında genç kadın ona üzülmemesi gerektiğini çünkü kendisine yardım ettiği için Allah’ın da ona yardım edeceğini söyledi ve bunu öyle içten dilemişti. Din anlayışları farklıydı ama Allah dilerse başka bir dine mensup kişi için yapılan duayı da kabul ederdi.

Günler bu şekilde geçmeye devam etti. Bir gün Nacer Hanım yardım için geldiğinde genç kadın onun çok sevinçli olduğunu gördü. Nacer Hanım genç kadına bir şey söylemek istediğini ve bunu ailesinden hiç kimseye söylemediğini, ilk olarak genç kadın ile paylaşmak istediğini , çünkü en çok onun sevineceğini bildiğini bir çırpıda ve neşe ile anlatıverdi.

Gelininin günlerdir midesinin bulandığını, halsiz olduğunu söylediğini ama hamile olabileceğinin hiç aklına gelmediğini söyledi. Bu müjdeli haber ile genç kadın ve Nacer Hanım gözyaşları ile birbirine sarıldı. Ama genç kadını asıl şaşırtan bu olayın nasıl gerçekleştiği idi ve merakla Nacer Hanım’a sordu.

Nacer Hanım anlattıkça genç kadın hayretler içerisinde kalmıştı. Evlenmeden önce başka bir şehirde yaşayan gelin hanım bir rahatsızlığından ötürü ilaç kullanıyormuş ama evlenince bu ilacı bırakmış. Tedavi gördüğü doktor 3 yıl aradan sonra gelin hanımın annesini telefon ile arayarak neden tedaviye gelmediğini sormuş. Annesi de artık evlendiğini ve başka bir şehirde yaşadığını söyleyince doktor bebeği olup olmadığını eğer olmadıysa kendisine ilaç yazacağını ve hamile kalacağını söylemiş. Annesi hemen kızı ile irtibata geçerek ilacı göndermiş ve gelin de mutlu sona ulaşmış.

3 yıl aradan sonra doktorun hastayı hatırlayıp araması, ilacını göndermesi vs Yüce Yaratıcı’nın Nacer Hanım için gönderdiği sürpriz lütuf değil de nedir? Hicrete gidenlere Allah’ın mutlaka kolaylık sağlaması ve kendilerine yardımcı olacak insanlar ile karşılaştırması, yaşanılan farklı sıkıntılara rağmen, ruhu besleyen tarifsiz duygu ve lezzet başka türlü nasıl anlatılabilir?

Her işi hikmet dolu olan Rabb’im için genç kadın ve Nacer Hanım’ın aynı sevince 3 ay ara ile ulaşması hiç zor değildir. Kün ve yekün sırrı gereğince dilediği her şey oluverir.

ALLAH hicretlerimizi kabul buyursun, farklı kalplere bizi ve dinimizi sevdirmeyi ve inandığımız değerleri hakkı ile temsil edebilmeyi nasip etsin. Amin.

Frida



Kategoriler:Hatıra, Sizden Gelenler

Etiketler:,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: