Sessiz Resimlerdeki Anneme*/ Dr. Murad Karasoy


Gecem gündüzüm sen oldun. İlk heceyi senden duydum anne! İlk duyguyu senle tattım,

İlk salıncağımı kollarına kurdun. Beşiğim oldu buket buket çiçek kokan kınalı ellerin. Dualarında duydum ilkin adımı. Kendimi buldum dualarında. Yüreğindeki sıcaklıkla ısıttın soğuk günlerde minicik vücudumu. Şefkatin bir kanattı üzerimde gözyaşlarından mamul. Dinmek bilmez ağıtlarım senin sahilinde durgunlaşıyordu. Uykusuz gecelerinin sönmez çerağı, mutlu günlerinin tılsımlı bağı oldum anne!

Dünyaya karşı müstehzi bir eda vardı bir an olsun tebessüm eksik olmayan dudaklarında. Sevgi devşirirdim hep dudaklarından yanaklarıma. Durgun bakışlarında şehralaşan bir çift rahmet pınarıydı gözlerin. Hayatın boğucu sululuklarından gözlerindeki yeşilliklere atardım ölgün vücudumu. Gözlerin ellerine inat gittikçe gençleşir buudlaşırdı zaman içinde. Ben yanındayken coşkun akan bir nehir gibiydi zaman: doyulmaz renkler gördüm ufkunda, tadılmaz lezzetler tattım yanındayken. Şimdi ise en çok benden habersiz beni anlattığın o masal kahramanlarını düşünüyor –kar yağarken dışarıda geçen seneki gibi- sıcak kucağına koşmak istiyor yine canım.

İlk hecem sen oldun anne. Şu ağır mana yüklü kelimelerin yanında, adın ne kadar hafif, yadın ne kadar sıcak geliyor şimdi bana. Affım için bir vesile oldu hep adın, kalbimde yerini tutamaz inan hiçbir kadın.

Şehir parklarında çok mutlu iki insan vardı, metrolarda iki insan: sen ve ben. Yanındayken kalbim hızlı hızlı çarpar, duygularım kabarırdı deniz gibi. En çok da rüzgardan açılan tülbentini düzeltmeyi severdim ellerimle. Senin yokluğuna ağlarken üşüyordum anne, üşürken de ağlıyordum yokluğuna. En güzel kelimeler düğümleniyor boğazımda, en güzel bulutlar çekiliyor ufkumdan. Zaman sıcak kucağından sürgün etmişti beni. Şimdi ben resimlerdeki sessizliğine ağlıyorum anne. Kelimelerde can çekişen duygularıma ağlıyorum. Saçlarının ıslaklığını hissedemeyeceğim, ellerini öpemeyeceğim anne! Biliyorum ki artık tek mevsim yaşayacak, hep hüzün şiirleri dinleyeceğim.

İnan, resimlerdeki sessizliğin beni çıldırtıyor anne. Ne olur konuş, konuşsan ne olur sanki? Duygularından, gözyaşlarından başka sermayesi olmayan bu yürek parçana sıcak bir ‘yavrum’ sözünü çok görme anne.

*Bu yazı anneme, kendisi biyolojik olarak anne olmadığı halde bütün mazlum ve mağdurlara annelik yapmaya çalışan Natali Avazyan’a ve bu süreçte vefat eden, yol gözleyen, çile çeken, sürgünde yaşayan, koğuşunu bebeği ile paylaşan annelere ithaf edilmiştir.



Kategoriler:Deneme, Şiir

2 replies

  1. Agzina yureginize saglik Sayin Murad Karasoy Bey. Lutfen boyle guzel eserlerin devamini bekliyoruz.Gercekten cok guzel bir siir olmus, youtube videosu mutlaka izlenilmesi gereken bir video olmus.

    Beğen

  2. Bizler sadece aynayiz. Tum guzellikler O’na aittir. Hatta -tam yansitamadigimiz icin- hatamizi Allah affetsin.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: