Olmayana Mektuplar-1/Farzımuhal


sana bu mektubu ruhumun yüzbirinci koğuşundan yazıyorum.
“sen” derken sana tekabül eden yüzbinlerce “sen”lere sesleniyorum.
sözcüklerimin kahrı öyle bir yoğunlukta ki
bu mektubun zerresi tüm “sen”lere ayrı ayrı düştüğünde
geriye yine aynı yoğunluk kalıyor
“sen”için.
tarifi zor bir susuzluk ortasında vaha düşler gibiyim.
dudaklarım sahra çatlağı …
ikilemin sustuğu yerdeyim,bu yüzden gülbahçe umut.
düşlerimle değil susuzluğumla memnunum.
şikayet yok
bağıl ferahlığı parmaklıklar arkasında yakaladım,
haydi umutsuzluğu yakalım.
kakülünü koklayalım azat yılkıların
hesabını düzleyelim artık yılların.
ne de olsa vaktimiz bol bir anlamda.
kum saati yoldaşlarıyız mekanın ne önemi var?
oduncu gömleğimi g/özlüyorum,
yıllar öncesine takılmış şehla bakışlarımla.
soğuğu,karakışı,ayazı…”Gök mavi yer beyazı” özlüyorum
hatırlar mısın daha önce de söylediğim gibi
“artık daha sıcak şehirlerde daha fazla üşüyorum.”
tutunamıyorum çocukluğumun halatına
süratle toprağa/beton zemine doğru düşüyorum
yutkunamıyorum özlemi bir noktadan sonra
bağışla beni
farkındayım kendimden çok bahsettim
lakin anlamışsındır aslında
ben “biz”leri anlatıyorum

neyse
nasılsın?

Farzımuhal



Kategoriler:Deneme, Farzımuhal, Mektup

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: